Sadece akademik alanda değil, sosyal alanda da başarılı öğrenciler yetiştirmeyi hedefleyen Doğa Okulları, öğrenci ve öğretmenlerin ufkunu geliştirecek Avrupa Birliği Projelerinde lider bir okuldur. Doğa Okulları’nda proje odaklı çalışmalar büyük önem taşır. Aynı zamanda, proje yazabilmek ve uygulamak yaratıcılık gerektirir. Yaratıcılık; genlerle getirilenin yanında anne ve babaların ve de öğretmenlerin desteğiyle geliştirilebilir. Çocuklarımıza sevgi, ilgi gösterip; onlarla ortak çalışmalar yaparak öğretilecek beyin jimnastiği ile olası başarı alanlarını saptayabilir, katkı sağlar ve görüşünü geliştirebiliriz. Bunun için ona ayıracağımız “kaliteli zaman” ve “korkudan uzak” tavır değerlere değer katacaktır.” Proje yazan ve uygulayan öğretmenler olarak projelerin öğrenciler üzerinde birtakım olumlu etkiler yarattığına inanıyoruz. Öğrencilerimizin çağdaş, ilerici, ufku son derece geniş, iletişim kanalları açık, yaratıcılığı kısıtlanmamış ve sevgi odaklı gençler olarak yetişmesine katkıda bulunduğumuzu düşünüyoruz.

Elinde bulundurduğu fonlar ile farklı sektörlerden birçok projeye kaynak sunan Avrupa Birliği (AB), Türkiye’de ilk kez bir eğitim kurumuna fon desteği sağlamıştır. Fen Bilimleri Eğitiminde Nano Teknolojik Yansımalar (Nano Tech Science Education – NTSE) adlı projemiz 2010 yılında AB’den 500 bin Euro hibe almaya hak kazandı. Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de ve Avrupa’da yeni neslin temel fen bilimleri alanında ilgilerinin giderek düşüş göstermesi ve yenilikçi fikirlerin giderek azalması bu projenin çıkış noktasını oluşturmuştur. Proje bilgisayar ve bilişim teknolojisinden yararlanarak nano teknolojinin fen bilimleri eğitimindeki motive edici rolünü konu almaktadır. Doğa Okulları’nın koordinasyonunda yürütülen NTSE, sanal laboratuvarındaki uygulamalı dersleri ve Nano kit laboratuvar çantası ile müfredatımıza girecektir.

2011 yılında ise Doğa Konseptli Eğitim Modeli-SUSTAIN projesi Brüksel tarafından 300 bin Euro ile fonlandı. Projenin çıkış noktası, 2006 PISA (Programme for International Student Assessment) araştırmasına göre erken yaşta öğrencilerin eğitim süreçlerinin dünya çapında doğru yönlendirilmediği gerçeği olmuştur. Ekolojik denge ve çevre bilincini içselleştirebilmek; erken yaşta öğrenirken doğa ile bütünleşebilmekle mümkündür. Bu doğrultuda yola çıkan Doğa Konseptli Eğitim Projesi ile öğrencilerin doğayı, eğitimin gerçekleştiği öğrenme ortamında yaparak, yaşayarak ve öğrendiklerini özümseyerek, kendisi ile çevresini bilen bireyler olarak yetişmeleri amaçlanmıştır. 5 ile 12 yaş arası öğrenci grubuna yönelik olarak tasarlanan bu eğitim modeli, erken yaşta, kalıcı ve ‘farkında’ bir kişilik yapılanması vaat etektedir.

Avrupa Birliği’ne üyelik girişimleri devam ederken, eğitim sistemlerinin tüm üye ülkelerde uyumlu ve bütünleşik bir yapıya kavuşmasının gerekliliğine olan inançla hareket ediyoruz. 2013-14 yılına girdiğimiz şu günlerde ise Doğa Okulları’nın artık 5 adet MERKEZİ projesi vardır. Sırasıyla

  • FEN BİLİMLERİ EĞİTİMİNDE NANO TEKNOLOJİK YANSIMALAR- NTSE -Transversal KA3ICT
  • ERKEN ANLATALIM DOĞA İLE KALKINALIM-SUSTAIN -Comenius Multilateral Projects
  • ÇOK DİLLİ BÜTÜNLEŞME İÇİN ÖĞRETMEN YETERLİLİĞİ-TC4PI – Comenius Multilateral
  • DOĞA KONSEPTLİ EĞİTİM MODELİNİ YAYGINLAŞTIRMA-KEYS – Comenius Accompanying Measures,(Comenius Üst Düzey Programı)
  • TAKIM ÇALIŞMASI, EĞİTİM VE TEKNOLOJİ PLATFORMU- TTT NET adlı proje Comenius Multilateral Networks eylemlerine aittir.

Ayrıca Doğa Okulları, 30’dan fazla Comenius Okul Ortaklığı ve birçok gençlik ve e-twinning projesi ile öğrencilere aşağıdaki alanlarda katkılar sunuyor.

  • Öğrenmeyi öğrenip, keşfediyor ve hedeflerini gerçekleştiriyor,
  • Kişisel ve sosyal becerilerini işbirliği içerisinde geliştiriyor, yeni kültürler tanırken kendi kültürünü tanıyor, alanında bilgi ve deneyimini arttırıyor, farklı örnek ve iyi uygulamaları yerinde görebiliyor ve inceleyebiliyor,
  • Bilimsel bilgiyi vermeye dayalı değil, sorgulatarak bilimsel yöntemlerle yapılan, öğrencinin birebir kendisini bilim insanı gibi hissetmesini sağlayan, aldığı eğitim süresince elde ettiği başarma duygusuyla daha fazla araştırmaya ve öğrenmeye heveslenmesine yol açan bir eğitim yöntemini uygulayabiliyor,
  • Karşılıklı etkileşime, istihdama, işbirliği ve ortaklıklara, ekonomik, sosyal ve kültürel girişimciliğe katkıda bulunuyor.